Arkamda gördüğünüz çift ülkemizde işini layıkıyla yapmanın yanında emeklilik süreçlerini de dinlenmek yerine doğa için mücadele ederek harcamış ve çok güzel işlere vesile olmuş iki isimdir. Yaptıkları ile genelde sahne arkasında gizli kalan çok kıymetli Prof Dr İsmet Arıcı ve eşi Franziska Arıcı.
Türkiye’yi Avrupa Leylek Köyleri birliğine üye olmasını sağlayan iki isimdir. Leylekleri koruma projesini Uluabat Gölü’nde başlatan, birlikteki üye ülkelerle harika bağlar kuran, yıllarca Uluabat Gölü ve çevresinde mücadeleden mücadeleye koşan idealist insanlar.
Kitap gibi dedikleri türden iki kıymetli insan. Çoğu ülke buluşmasına onlarla gittim. Ülkemizle gurur duyar ve yaptıkları çalışmaları ve sonuçları diğer ülke paydaşlarıyla tartışırdı. Hiçbir buluşmaya turistik bir gezi gibi bakmayıp o buluşmalarda maksimum faydayı ülkesine taşımaya çalıştı. Islak meraların doğal yollarla ıslahı projesi mesela bu şekilde ortaya çıkmış ve Arıcı Ailesinin yaz kış demeden çok büyük mücadeleler vererek başarıya ulaştırmıştı. Kesinlikle kendilerinden ödün vererek maddi manevi çaba sarf ederek çok güzel işler başardılar.
Yıllardır Uluabat gölü çevresindeki bütün köyleri gezerek hem yerel halkla leylekleri barıştırmaya da çalıştılar yuvaları tek tek kontrol edip her sene hangi yuvadan kaç yavru çıktığına kadar kayıt altına aldılar. Türkiye’de ilk kez göçmen kuşların kalkış anında elektrik akımına kapılmaması için elektrik kesintisini yapmayı bile başardılar o bölgede . Leylek gibi göçmen kuşlar tellere çarpmasın diye dikkat çeken uyarıcı levhalarla elektrik tellerini daha renksiz hale getirmişlerdi mesela . Tarıma dahil olan bilgisini hem yerel kalkınmaya hem de doğaya dost hale getirmek için hem araştırdı hem sahada çalıştı hem de yerel halkı bilinçlendirdi . Bunlar son 20 yılda yaptıklarından en öne çıkanlar.
Tüm bunları şu sebeple yazıyorum aslında İsmet hoca bugün amansız bir hastalığa yakalandı ve artık son evresinde hastalığı. Onun için dua edip acısını dinmesini dilemekten başka yapacak maalesef hiçbir şey yok. Verdikleri büyük mücadele karşısında böyle sessiz sedasız bekleyişlerine üzüldüğüm için buradan sizlerle paylaşmak istedim.