Kulağımın çınlatılması için çok teşekkürler doktorum. Bizimki yetkinlikten ziyade mesleğimizle de bağlantılı etimolojiyi sevmeyle ilgili merak. Bu şekilde daha kalıcı olduğu gibi bir dilden bir kelime ile bir başka dile de kapı açılıyor, Fatih dostum.
Tıpkı buradaki gibi. Kelime kökeni Fransızca "poma", aslında Grekçe (Eski Yunanca) kökenli "pomato" kelimesinin kısaltması ile Latince'ye geçmiş. rin ise "burun" anlamındadır (rhinos'un kısaltılmış hali). Ancak nefes aldığımız (insan) burundan ziyade "başın ön kısmı" anlamında. Sözgelimi Rhinoceros, "burnu boynuzlu" demek (Gergedan'ın Latince karşılığı) veya Anas platyrhynchos'taki gibi "Yassı gagalı" demek (Yeşilbaş Ördeğin Latince karşılığı).
Burada ise burnu (daha doğrusu gagası) seroma (ing. cere, Latine ceroma) ile örtülü anlamında bir tamlamadan bu ad verilmiş. Ancak bu özellikle diğer Korsan Martılar için de geçerlidir.
Gagası, daha ince ve ucu koyu Korsan Martı'ya ve daha kısa ve uç yarısı koyu olan Uzunkuyruklu Korsan Martının gagasına göre daha kalın ve büyük yapılıdır. Nostril (burun delikleri) burada soldaki fotoğraftaki gibi daha geniştir. Ancak sağ fotoğraftaki birey koyu rengiyle farklı duruyor. Gaga dibi sanki açık renkli gibi.
Soldakini yurtdışı çeşitli fotoğraflarla karşılaştırdım. Burada gaga daha küt ve kısa durmakla birlikte; gaga dibi göz arası uzunluğu ile karşılaştırılınca pek kısa olmadığı sonucuna vardır.