Maalesef yırtıcılardan temizlenmesi konusu gerçek. Bizzat bakanlıkta en yetkili ağızdan tilki ve sansarların mevzuat gereği alandan temizlendiğini, bu sayede avcılar avlanacak keklik kaldığını ifade ettiler. Yine daha önce TRAKUS a üye olan bir ÇO il mdmüz, bunun zaten mevzuatta olduğunu ve yırtıcıların temizlenmesinin kendilerine verilen bir görev olduğunu ifade etmişti bir forumda. Bir diğer sorun da bu kekliklerin bizim karşılaştığımız doğal türlerden olmadığı, üretilen bireylerin doğadakilere nazaran daha güçsüz, dayanıksız ve hastalığa karşı toleranslı ırklar olduğundan doğal türlere hastalık bulaştırma riski olduğu konusu. Halen üretilip salınan keklikler de durum nedir bilmiyorum ancak önceki uygulamalarda bu konu bir hayli tartışılmıştı. Doğada yabani bir türü görüp fotoğraflamak tarif edilmez bir haz veriyor, ancak salma türler maalesef beni hiç heyecanlandırmıyor. Misal Bursa Karacabey de sağda solda, köy yakınlarında, ayı barınağının etrafında tavuk gibi sülünler geziyor, kavga ediyor, bağrışıyor, yem atsanız geliyor. Salınan bireyler yerleşim yerleri etrafına gelmiş. Makineyi doğrultup çekesim gelmedi, sırf arşivde evcil sülün olsun diye bir kaç kare aldım. Eğer ki avcılar avlamasa emin olun kısa zamanda hızla yayılır keklikler. Ben Doğu nun bir ilçesinde kışın ortasında cıvıl cıvıl keklik sesleriyle uyandım geçen yıllarda. Her yerde güvercin gibi keklikler vardı. Vuran yokmuş, hatta yem atıyorlarmış kışın açlıktan ölmesinler diye. 20 yıl avcıların girmeye korktuğu G.doğunun dağlarında dolaştım, hayatımda bu kadar keklik görmedim, binlerce diyebilirim. Hatta yaban keçisi gözlemek için kamuflaja girince dibime kadar onlarcası gelirdi de taş atıp kovalardım yerimi belli ediyorlar diye :)