Ya şu sevinci başka nasıl yaşar ki insan:) Dün Süleyman ekşioğlu ile "o an"ı konuştuk. Bir kuşu ararken ki süreç ile bulduktan sonra ki süreci... ve arada kalan "o an"ı. Bunu anlatmama gerek yok. Pek çoğumuz yaşıyoruz bunu. Siz düşünün:)
Ancak benim için çok büyük bir heyecan bu:
2006'da Göksu deltası'nda muhtemelen gıda zehirlenmesi yaşamıştım. Bütün bir gün kıvrandım resmen(kuşa devam etmek istedim gene de:) Akşam üzeri Kır Baykuşu görüldü ben aradaba dinlenirken. Ayakta duracak dermanım yok, acıdan kıvranıyorum ve devamlı kusuyorum(mide zaten boş...)! 200 metre kadar koştum son kalan enerjimle, kuşun uçtuğunu söylediler ileriye doğru. "Biraz daha hadi" diyerek ileri atıldım ve karşımda bana bakıyordu Kır baykuşu(ilk kez o zaman görmüştüm). "O an" havaya zıplamıştım sevinçten. Sonrada yere yığılıp kalkamadım diyebiliriz:D
Ancak ne acım kalmıştı, ne de bir ağrım. Genede geri yürüyecek halim yoktu, yardımcı oldular arabaya kadar kollarıma girip:) İnanması güç ama iyileştiğime ve rahatladığıma inanabilirsiniz. Bunun bilimsel bir açıklamasını Ali Atahan yapmıştı. `Mutluluk hormonu` olarak bilinen endorfin hormonunun morfinden daha kuvvetli agri kesici ozellige sahip oldugunu belirtmişti. Yani kuşa çıkmak insanın acılarını hafifletiyor diyebiliriz:)
En temeli ise doğaya çıkmak insana huzur veriyor, kuş görmekte mutlu ediyor. O yüzden binlerce insan bu işe çok hızlı bir şekilde merak salıyor:) Bu yüzden kuşçuluğu, insanların rehabilite oldukları bir merkez olarak adlandırabiliriz. Gene bu da, olan bir çok tatsız olayın açıklaması olabilir;) Çünkü herkes bir anda iyileşmez.
Kuşçuluk bir virüs gibidir. Hatta buna yıllardır "kuşçu virüsü" diyoruz biz:) Başlangıç aşamasında belirtileri herkeste aynıdır. Rüyada kuş görmek; her an arazide olma isteği; "acaba şu dağın arkasında ne kuşlar vardır" düşüncesi; nadir bir kuş görüldüğünde işi, gücü, eşi bırakıp kendini doğanın kucağına bırakma isteği... Bunlar maddeleştirilir bile:) Eğer ki bir insan bu belirtileri gösteriyorsa yaptıkları karşısında ona karşı daha kibar ve anlayışlı olunuz. Çünkü kuşçu virüsü kanına karışmıştır. Bu hastalıktan kurtulma olasılığı bir kere bulaştıktan sonra neredeyse imkansızdır. Bu hastalığın tek bir ilacı vardır. O da bolca arazidir. Aşırı doz alınması ise kişiyi insanlardan, sosyal ilişkilerinden, işinden vs uzaklaştırabilir ve hatta "keşke hep kuşta olabileceğim bir iş yapıyor olsam" tarzında halüsinasyonlar oluşturabilir:)
Heyecanımı paylaşan herkese çok teşekkür ederim:)