Kenan teşekkürler...
Onur, olay aslında ana sayfaya yüklediğim fotoğrafta da anlattığım gibi ilk defa Kızılırmak suyunun Mogan'a verilmesiyle başladı, Kesikköprünün sazanları Mogan'a taşındı. O kadar çok balık oldu ki gölde, balıkçılar kayıklarla ağlarla, oltacılar oltalarıyla azaltamadılar balıkları. bi süre sonra göldeki balık nüfusu oksijeni de tüketti ve toplu ölümler başladı.
Ancak burada şöyle bir nüans var, balıklar öldü diye bazı türler balıklara saldıramadı. Balık ölümlerinden çok önce artan balık nüfusu karşısında sakarmekelerin davranışları değişmeye başladı, Moganpark'ın içinde bir yelken klübü var, o yelken klubü ile yürüyüş yolu arasında dar uzun bir su koridoru var, o koridoru sakarmekeler çok seviyorlar ve o bölgeye neredeyse hiç balık ölüsü vurmadı ve/veya vuranları park görevlileri topladılar. İlk defa sakarmekelerin balık yediğini orada görmüştüm, bir parmak kalınlığındaki balıkları yakalayıp yutuyorlardı, ilk başta inanamadım zira sakarmeke ot yiyen bir kuş, nasıl oluyordu, acaba ot yerken balık mı arasında karışmıştı, bir iki biriki derken başka sakarmekelerin de balık avladıklarına şahit oldum. Buradan benim çıkardığım sonuç şu, Mogan geçen yılın son üç ayında şimdiye kadar görmediği ölçekte balık nüfusuna barınak oldu, balıklar o kadar arttıki bazı avcı olmayan türler önlerine gelen bu besinin tadına baktılar, beğenince yemeye devam ettiler.
Balık ölüleri kıyıya vurmaya başladıktan sonra ise yoğun olarak saksağanlar ölülere dadandı. Ancak ölülere saldıran bir tane sakarmeke gözlemlemedim.