X Simge
TR EN
X Simge
TR EN
Belgeli Tür 513
Fotoğraflar 238944
Gözlemler 10367
Videolar 2350

FOTO FORUM

Burası kastabala kuş cenneti zaman zaman çobanların sazlık olanları bilinçsizce yaktığına şahit oluyoruz mudahale edincede ya kendisi yakmamış yada yakanı görmemiş oluyor biraz konuyu anlatıp oradan ayrılıyoruz.halk bilinçsiz ne yaptığının farkında değil.



3000 karakter kaldı.
Tarihi
19.12.2013 00:00:00
Görüntülenme Sayısı
286
Çekim Tarihi
12.10.2013 00:00:00
Çekim alanı
Türkiye - Osmaniye




Tür ile ilgili bilgiler & değerlendirmeler

aydostum
aydostum     |     19.12.2013 21:53:00
2 gün önce göksu da da sazlıklar yandı biliyorsunuz.. daha doğrusu yakıldı.. söndürülmesi mümkün olmadığı içinde kendi kendine söndü.. sazlıklar kuş cennetlerinin olmazsa olmazı... zarar çok yönlü..
moşe
moşe     |     19.12.2013 20:04:00
Mehmet Abi ne güzel yazmış ... ne acı bir tablo
Gavurdağlı
Gavurdağlı     |     19.12.2013 19:10:00
Yazıda belirttiğim yerde bu doğa kıyımları yapılmadan önce, Ocak ayı ortalarına kadar Sultan kelebeği çekmiştim. Fotoğrafların olduğu adresleri bu yazını sonuna ekliyorum. Burada ilk yazdıklarımın altındaki ikinci kısa adreste eğitim ve önemi çok net görülüyor Şeker Gardaşım. http://www.adamerkelebek.org/gozlemDetay.asp?UyeId=29&BilgiId=5756
ali6105
ali6105     |     19.12.2013 16:54:00
Bu manzaraya ne yazık ki ben de tanık olmuştum :(( Ali Bey\'in orada ki üzüntüsünü sonrasında ise, yüzünde çaresizliğin verdiği ızdırabı ve acıyı görmüştüm. İşin doğrusu o an için ben olaya sadece kuş açısından baktığımdan, diğer canlıları o an akıl edemediğimden, olay tarihinin kuşların üreme dönemi olmadığı için buna şükür demiştim içimden. Hatta Ali Bey\'ide bu yönde teskin etmeye çalışmıştım.Fakat Mehmet Bey\'in yazdıklarını okuyunca içim sızladı. Öyleki bir an nefes alamadım. Yazıklar olsun bana dedim. Ben bile sadece kuş fotoğrafı çektiğim ve kuşlarla ilgilendiğim için diğer canlıları atlarsam o çoban nereden bilsin bunu ? Bir an kendi kendime kahr ettim. İnsanlarımızın doğaya olan duyarsızlığı, umarsamazlığı karşısında ben de hep şaşırıyorum. Ama bilmedikleri için böyle yapıyorlar diyorum sonra. (tıbkı az önceki kendi örneğimde olduğu gibi) İnsanlar genelde doğayı, sedece kendi işlerine geldi gibi kullanıyorlar.Çünkü onları başka şey ilgilendirmiyor. Ne kuş ne kelebek nede böcek.Hatta bunları istemiyorlar bile...dahası bu canlılarla, zararlı olduklarını düşündüklerinden mücadele bile ediyorlar. Etrafı yakmak, zehir sıkmakta sırf bu yüzden... Belki Mehmet Bey\'in dediği gibi, biz kendi çapımızda etrafımızdakilere bir şeyler anlatabiliriz, ama bu ne kadar yeterli olur ? Bu işi bizlerin yanısıra asıl devlet yapmalı, her şeyden önce bu tür önemli yerlere herkesin görebileceği noktalara yeterli sayıda uyarı ve bilgilendirici tabelalar koymalı.Bu yerleri mutlaka koruma altına almalı. Sonrasında bütün vatandaşları bilgilendirme adına, mesala kısa reklam filmleriyle benzer olaylar işlenmeli ve her tv kanalında ( ulusal ve yerel ) gösterilmeli.Hatta aynı konular radyolara da uyarlanmalı ve oralarda da anlatılmalı. Hatta ve hatta afişler, broşürler basılmalı bütün devlet dairelerinde memmurlara bu konular işlenmeli, mümkün olursa fabrikalrda, maden ocaklarında, muhasabe bürosu vb. bir kaç kişinin çalıştığı iş yerlerinde bile, dahası özellikle evet özellikle okullarda geleceğin teminatı olarak gördüğümüz çoçuklarımıza anlatılmalı, öğretilmeli... Her işin başı sevgi bence... İnsanlarımıza doğa sevgisi verilmeden hiç bir ceza onları durdurmaya yetmez. Amma yinede buna rağmen yapanlar cezalandırılmalı.Ama cezalar vazgeçirmeye yönelik olmalı.Cezaların içine, para ve hapislerin yanında eğitim de konulmalı...
aliatici
aliatici     |     19.12.2013 13:51:00
Memet agam sen konuya fakıf ve duyarlısın sizlerin ilde çalışma yabmanız bize gurur veriyor başarılar dilerim desdegimiz herzaman sizinledir.selamlar
Gavurdağlı
Gavurdağlı     |     19.12.2013 13:20:00
Yukarıda yazdıklarımla ilgili iki adet link vereceğim. İlki Ç.Ü. Ziraat Fakültesinden sevgili hocamız Prof.Dr. Zeynel Cebeci ile birlikte hazırladığımız bir kitap. İkincisi bizim Sultanların yakın akrabası için ABD\'de ne çabalar gösterildiği ile ilgili. Belki ilgilenenimiz olur ve konunun önemi daha iyi anlaşılır. http://www.adameros.org/contents/download/Sultan%20(Danaus%20chrysippus)%20in%20Turkey.pdf http://www.monarchwatch.org/
Gavurdağlı
Gavurdağlı     |     19.12.2013 13:12:00
Meranın arkası değil mi bura? Bir taraftan alanın ortasında faaliyette olan kum ocağı, bir taraftan hayvan otlatanlar, bir taraftan hayalet olta ile yoğun şekilde balık avlayanlar, bir yanda tarla açanlar, bir yanda bölgenin ortasına kurulan Suriye göçmen kapının yoğun olumsuzlukları. Hepsi türlü türlü zararlar veriyor. Hayvan otlatanlar, sazlar daha körpe çıksın da, hayvanlara yem olsun diye sürekli sahadaki sazlıkları ateşe veriyor. Kırmıtlı Kuş Cenneti içerisinde bir alan 4 yıldır tarla yapılıyor, alan tümüyle ateşe veriliyor. İşte yakılan o alan, Sultan kelebeğinin ülkemizdeki en önemli 3-4 üreme bölgesinden biriydi. Yaka yıka kelebeğin neslini bitirmeyi başardı vicdansızlar. Bu yıl koloni tekrar Ramazan Bayramında yerleşmeye ve üremeye çalıştı ama, tam yumurta+tırtıl+pupa evrelerinin yaşandığı günlerde tekrardan alanın tümü yakıldı. Konukçu bitki olan sütlü sarmaşığın yoğun bulunduğu alan yine sürüldü ve ekim yapıldı. Artık Osmaniye 3-4 sene önceki her yanında Sultanlar uçan bir il değil. :( Kuşlar, üreme dönemi dışında zarar gören alanı kolaylıkla terk edebiliyor. Rahatsız edildiği bölgeye kısmen ya da tamamen dönmeyebiliyor. Kelebekler o kadar şanslı değil. Her kelebeğin özel bir yaşam alanı vardır. İlk olarak, o bölgede üremeyi sağlayacak, yumurta bırakacağı bitkinin olması gerekir. Buna konukçu bitki (Host plants) denir ki, her kelebeğe özel konukçu bitkiler vardır. Bazı kelebekler için bu konukçu bitki tek tür olarak karşımıza çıkar. Sultan kelebeği de onlardan biridir ve yumurtalarını bıraktığı, tırtılının beslenerek büyüdüğü bitki, zehirli bir sarmaşık (Cynanchum acutum) türüdür. Lokasyon, tercihinde ikinci etken, yaşanabilir bir topoğrafya olmasıdır. Şöyle ki, bölge ergin bireylerin besin bitkilerince yeterli, güneş ışıklarını iyi alabilen, sert ve soğuk rüzgarlara kapalı, temiz su kaynakları ve çamur alanlara yakın olmalıdır. İşte bu habitat, Kırmıtlı\'da 4 yıldır tamamıyla ve düzenli olarak yok edilerek, Sultan kelebeklerinin terminal lokasyonu ortadan kaldırıldı. Şimdi alanda küçük lokasyonlarla avunuyoruz. Pekala tüm bunlara karşı ne yapıyoruz? Alanı sık ziyaret ettiğimiz için, vukuatlarla da sık karşılaşıyoruz. Öncelikle jandarma ve itfaiyeye haber veriyor, ardından yetki karmaşası içindeki kurumları bilgilendiriyoruz. Neden yetki karmaşası dedim: Yakılan alanın bir yanı köy, bir yanı tarla, bir yanı sulak alan, bir yanı ÖDA. Köy için İl Çevre, tarla için İl Tarım, sulak alan için ve ÖDA (Önemli Doğa Alanı) için Orman-Su ve onunla birlikte hareket eden Av Koruma+Doğa Koruma ve Milli Parklar müdürlükleri yetkilendirilmiş. Jandarma haklı, tutanağı düzenlediğinde yetkili kuruma vermeleri gerek, yetkili kurum bulamıyor. Vatandaş şikayet edecek yetkili kurum bulamıyor. Boşlukta da böyle fırsatçılar ortalığı savaş meydanından kötü ediyor. Sonuç bu dostlar. Yıllardır bölgede doğa için savaş veren gönüllü neferlerden biriyim ve çoğu zaman yokoluşlara şahitlik ederken çaresizlikle oturup ağlamışımdır. :(( Sevgi ve selamlarımla..
Yeni Türler, Belgeli Tür Adedi : 513  
Copyright TRAKUS © 2008 - 2026 Türkiye'nin Anonim Kuşları: Sponsor ESİT

Web Tasarım & Geliştirme: Longplay Dijital Ajans

v1.191 - 29.09.2026 22:43