Bohçacılar suçlanıyor ama, vukuatlar hiç durmuyor ki. Keşke her avcının eline bir fotoğraf makinesi verebilsek.
Balık avcılığı ve oltalar konusunu açmaya dilim varmıyor ama, birkaç laf edeceğim. Kastabala ÖDA\'nın en can alıcı noktasına Suriye kampını kurdular. Eline oltayı, file torbayı alan nehre ve küçük göletlere doluşuyor. Doğa bilinci bizdekinden de geri. Hepsinin oltasının ucunda yasak hayalet ağlar var. Kimse müdahale etmiyor, karışan yok. Kopan her hayalet ağ, birer ölüm makinesine dönüşüyor. Su içinde ağ gözle farkedilemiyor. İçinde bir canlı varsa, zincir halinde terminatörleri saldırıyor, hamle yapan ağlara takılıp kalıyor. Çürümediği için, müthiş bir ölüm makinesi ve doğal felaket. Üstelik aynı kamp sakinleri çeşitli yöntemlerle, yanıbaşına yerleştikleri kuş cennetindeki ötücü küçük kuşları yakalıyor ve ticaretini yapıyorlar. İki defa baskın yapılıp, yüzlerce saka, iskete, florya ele geçirilmesine rağmen, basından ve halktan bu gerçekler saklanıyor.
Gönlünüze sağlık Hasan bey. Saygılar..