Ben de kötü bir deneyimimi anlatayım; Van Keşiş Gölü yaylasında fotoğraf çekimleri için kamp kurmuştum. Yöredeki göçer yaylası yakınındaydım. Yaylanın tek çeşmesi vardı. Bir sabah su almak için çeşmeye yaklaştım. İki dev köpek çeşme arkasında yatıyormuş. Fark edemedim. Tam çeşmeye uzandımki ayağa kalktılar ve ağızlarından köpükler saçarak hırlamaya başladılar. Ki hayatımda öyle hırlama duymamıştım. Aniden atak yaptılar üstüme atlayacaklar dı ki hemen cebimden Dazzer ı çıkardım. Önce kısa kısa bastım. Köpekler acı içinde sesler çıkardı ardından daha fena hırlayıp saldırma pozisyonuna geçtiler. Ben daha fazla dazzer a bastım onlar hepten kudurdu. Onca kurt, ayı ile karşılaşmış ve korkunun zerresini duymamıştım ama bu iki köpek sayesinde her yerim zangır zangır titremeye başladı. İmdat diyebildim ancak. Yyaladan 2 kişi kalın sopalarla fırladı. Köpekleri bir türlü zaptedemediler. Sopalarla fena halde indirmeye başladılar, bu sefer sahiplerine saldırmaya başladılar. Sen kaç çabuk dediler. Çadırıma zor attım kendimi. Hayli sopa yiyip zincire bağlandı köpekler. Diyeceğim o ki dazzer a da fazla güvenmeyin. Zira saldırgan köpeği hepten azdırıyor. Hele ki Doğu da beslenen iri çoban köpeklerine fazla etkili olmuyor. Elinizde sopa bulundurmak, ya da yerden taş almak, taş fırlatmak bir nebze engelliyor köpekleri. Acı biber spreyi de bir yere kadar. Rüzgar sizden yana dönerse gözleriniz iyi görmemeye, soluğunuz kesilmeye başlayacak ve saldırgan köpeğin size saldırmasını kolay hale getirecek. Tek çare korktuğunuzu belli etmeyin. Kaçmayın. İnsan korkunca adrenalin salgılar ve köpekler bu kokuyu aldıklarında sizi alt edebileceklerini düşünüp saldırırlar diye duymuştum. Belki bazı köpeklerin neden yakınınıza dek gelip saldırmaktan vaz geçtiğinin nedeni de budur.