X Simge
TR EN
X Simge
TR EN
Belgeli Tür 513
Fotoğraflar 238794
Gözlemler 10358
Videolar 2346

FOTO FORUM

Serkan Mutan, Arslan Kezer ile birlikte Kuludayız. Bir ara yanımıza bir araba yanaştı ve bölgede tarım yapan Cengiz bey ile tanıştık. Bagajında bir kuş olduğunu tarlasındaki ağaçtan düşmüş bulduğunu, aslında yerde bir tane daha olduğunu ama onun herhalde kurtulamayacağını söyledi. Ne yapalım diye sorunca.. Bu konuda bilgili arkadaşları arayarak danıştık ve yuvasına geri koymamız gerektiğini söyledik ve birlikte tarlasındaki ağaca doğru yola koyulduk. Yolda yuvadaki başka bir bireyin zayıf olanı aşağıya atmış olabileceğini konuştuk. Ama iki bireyin de yerde olması garip geldi.. Üçüncü birey de var mıydı acaba? Ağacın yanına vardığımızda önce diğer bireye baktık. Ölü gibi yatıyordu ama elime aldığımda sağlıklı olduğunu anladık. Yuvaya koymak için arabanın üzerine çıkıp yaklaştığımda yuvadaki üçüncü bireyle karşılaştım. Haylaz birey -senin işin gücün yok mu- dercesine dik dik bana bakıyordu. Üçüncü birey vardı ve birer tekme ile kardeşlerini aşağıya yollamıştı. Yuvadaki deri, kemik parçalarından annenin yavruları besleme konusunda iyi çalıştığı anlaşılıyordu. Yavrular için en zor zamandı.. bir göğüs darbesiyle tekme tokat kardeşlerini aşağıya atacak kadar güçlüydüler ama uçamıyorlardı. Bu irilikte bugüne kadar aynı yuvada kalmış olmaları bile büyük başarıydı. Yurt dışında bazı bilirkişiler bu durumda aşağıya düşen yavruların rehabilitasyon merkezlerinde bakıma alınması gerektiğini savunuyorlar. Haklı olabilirler. Biz üçünü tekrar bir araya getirdik. Büyük bir ihtimalle biri veya ikisi kendini yine aşağıda bulacak. Biz müdahale etmeden hayatını garantiye almış olan birey belki de bu sefer kaybedecek ve o aşağıya düşecek. Nitekim bugün Arslan bey Cengiz beyi arayarak sonuç hakkında bilgi aldı : Cengiz bey son durumu şöyle özetlemiş: Bir sabaha geldiğimde yuvada sadece bir birey vardı, diğerleri ortalıkta yoktu.. büyük ihtimalle akşam tilkilere falan yem oldular. Yuvada kalan birey bir müddet sonra uçmaya başladı. Kurtulan birey o haylaz mıydı yoksa diğerlerinden biri miydi bilmek zor. Özellikle yırtıcılar gibi nadir türlerde yuvaya koymak yerine bir rehabilitasyon merkezine teslim etmeyi ben daha mantıklı buluyorum. Ama bu konuda bilirkişi değilim. Ülkemizdeki bilirkişiler bu konularda ortak bir kararın altına imza atabilseler ne iyi olur.



3000 karakter kaldı.
Tarihi
1.12.2011 00:00:00
Görüntülenme Sayısı
793
Çekim Tarihi
Çekim alanı
Türkiye




Tür ile ilgili bilgiler & değerlendirmeler

alcedo
alcedo     |     12.01.2012 18:18:00
Aynen bu yavrular gibi İzmir Doğal Yaşam Parkındaki esir durumda bulunan onlarca şahin ve diğer yırtıcı kuşlar için de birşeyler yapabilsek keşke.
cbilgin
cbilgin     |     11.01.2012 21:39:00
Yerde bulunan uçacak çağda yavruların yuvadan kardeşleri tarafından atılmış oldukları görüşüne katılmıyorum. Şahinlerde yuva içi saldırganlık yok denecek düzeydedir, olsa bile yavrular çok daha küçükken görülür. Bu yavruların uçma denemeleri sırasında yere düşmüş olmaları daha büyük olasılıktır. Hem ülkemizde rehabilitasyon merkezi veya bakım/iyileştirme konusunda kendini geliştirmiş amatör/profesyonel insan sayısı son derece az olduğu için, hem de bu durumda bulunan yavruların önemli bir kısmı (yuvaya veya yüksekçe bir dala yerleştirme dışında) yardıma gerek duymadığı için Ömer bey ve arkadaşları bence doğru yapmışlar.
yavuzeryavuz
yavuzeryavuz     |     11.01.2012 18:46:00
Selam duyarli davranisiniz icin tebrik ediyorum. Ben burada baska bir gorus one surmek istiyorum. Bence buldugunuz bireyler ucmaya calismis' ugrasmis ancak beceremis olabilirler. Bu nedenle herhangibir yaralanma soz konusu degilse yuvalarina birakmanizda en iyi karar olmus diye dusunuyorum. Buyuk ihtimalle ertesi gun ucabilmis olabilirler..
atmacamana
atmacamana     |     10.01.2012 19:53:00
Bu konuda çok gelişmiş çalışmalar yapılabildiğini düşünüyorum.Sakallı Akbaba ile ilgili İsviçre Alplerinde yapılan çalışmalarla ilgili belgeselleri ve filmleri izledim.Türü Avrupa'ya geri getirmeye çalışıyorlar. Ülkemizde rehabilitasyon merkezleri son birkaç yılda ancak elle tutulur hale getirildi. Süreç içinde çok daha geliştirilebileceğini düşünüyorum. Bakanlıktaki yeni yapılanma ile sürekli eleştirilen pek çok konuda gündemde olan maddeler yapılabileceklerin arasında.Ömer'in görüşüne katılıyorum bu konuda gönüllü olabilecek kişi ve kurumlar işbirliği ile eğitim ve tanıtım amaçlı bile olsa bu canlıların yaşatılması tüm değer yargılarının önünde olmalı. Birkaç bilim adamı birşeyler söylüyor diye işin peşini bırakmamalıyız.Artık dünyanın öbür ucuna ulaşmak ve en doğrusunu bulmak hiçte zor değil. Paylaşım için teşekkürler.Sevgilerimle
nayko
nayko     |     10.01.2012 11:41:00
Doğa ne yapıyor, ediyor güçlü bireyler ile yoluna devam ediyor. Umudumuz rehabilitasyon merkezlerinin ve sizin hikayenizdeki gibi duyarlı insanlarımızın artması yönündedir. Elinize ve emeğinize sağlık, Üstad, yavaş yavaş roman denemelerine de başlasan iyi olur:)
fotoemin
fotoemin     |     4.12.2011 21:45:00
Burada güçlü olan çoğu zaman yumurtadan önce çıkan oluyor diye biliyorum. Yani anne kızıl şahin ilk yumurtayı bıraktıktan iki üç gün sonra ikinciyi bırakıyor. Dört beş gün sonrada üçüncüyü bırakıyor. İlk doğan yavru beş gündür beslenmiş oluyor ve tabi gün farkı ile avantaj eline geçmiş oluyor. Yani eğer yuvadan atılmış ve çelimsiz görünen bir kuş bulunursa rehabilitasyon merkezine gönderilebilir diye düşünüyorum. Bursa'da ki rehabilitasyon merkezi için Ahmet Emre Kütükçü ile irtibata geçebilir ve her türlü sorunuzu ona sorabilirsiniz... (gerçek kuluçka sürelerini ve yumurta bırakma aralıklarını bilmiyorum, tahmini rakamlar...)
mutan
mutan     |     4.12.2011 19:23:00
yuvadakinin bakışından belliydi ama biz yine de şansımızı denedik...
kestrel
kestrel     |     2.12.2011 23:12:00
Olanları büyük bir merakla okudum ve sonuç beklediğim gibi olmuş . Kesinlikle duyarlılığınız paha biçilemez ve keşke herkes sizler gibi olabilse . Mustafa hocamın bahsettiği gibi eğer yalnış hatırlamıyorsam(yalnış olabilir) hocamın bahsettiği Bursa-Karacabeydeki merkezde yırtıcı kuşlarada yer verilebiliyordu diye hatırlıyorum . Ancak dediğiniz gibi bu nadide türleri o tarz durumlarda belkide rehabilitasyon merkezlerinde bakımlarının yapılması ve doğaya kazandırılması daha iyi olabilir diye düşünüyorum bende .
spalaxtr
spalaxtr     |     2.12.2011 00:33:00
Gerçekten önemli bir konu, bildiğim kadarıyla Bursa'da bir rehabilitasyon merkezi var, ancak hangi hayvan türlerine bakabiliyorlar bilmiyorum. Ancak zayıf olduğu için yuvadan atılan bir birey rehabilitasyon merkezinde bakılsa sonrasında doğaya kazandırılabilir mi emin değilim. Selamlar.
levent35
levent35     |     1.12.2011 23:39:00
Harika paylaşım olmuş belki diğer iki bireyde uçmuş ve başka biryere gitmiş olabilir. çok güzel ve eğlenceli bir uğraş olmuş belli... selamlar
KANDIZLIK
KANDIZLIK     |     1.12.2011 22:47:00
Ömer Bey çok güzel anlatmışsınız, ellerinize sağlık. Uçmalarına az süre kalmış böyle türler, aslında ben de rehabilitasyon merkezine bırakılmalılar diye düşünüyorum ... Fakat doğanın güçlü - güçsüz seleksiyonu ve etoburların beslenme zinciri vb. gibi konularda, tabii ki Bilim Adamlarımızın yetkin görüşlerini de öğrenmek isterim . Görüşmek üzere, selamlar ...
Yeni Türler, Belgeli Tür Adedi : 513  
Copyright TRAKUS © 2008 - 2026 Türkiye'nin Anonim Kuşları: Sponsor ESİT

Web Tasarım & Geliştirme: Longplay Dijital Ajans

v1.175 - 21.09.2026 16:00