X Simge
TR EN
X Simge
TR EN
Belgeli Tür 513
Fotoğraflar 238972
Gözlemler 10369
Videolar 2352

FOTO FORUM

Karaçayların bir kısmının bizim Güneydoğuda muhtelif yerlerde kışladığı birçoğumuzun malumu. Nizip-Gaziantep karayolu üzerinde bulunan kimi et kombinaların civarında ve ipekyolu üzerinde sıkça karşılaşırız. Bu şanssız kuşu asfalt yolun hemen kenarında görünce alelacele durup birkaç pozunu aldıktan sonra, nesi var acaba diye arabadan inip tam yanına yaklaşırken, bomboş yoldan geçen bir otomobil arabayı doğrudan kuşun üzerine sürdü. Öylece kalakaldım... Muhtemelen yaralı olduğundan kaçamadı. Kısa süre içinde eks olan hayvanı sakin bir yere taşımaktan başka birşey yapamadım. Ne diyeceğimi bilemiyorum...



3000 karakter kaldı.
Tarihi
11.12.2010 00:00:00
Görüntülenme Sayısı
763
Çekim Tarihi
Çekim alanı
Türkiye




Tür ile ilgili bilgiler & değerlendirmeler

wolfkenan
wolfkenan     |     14.12.2010 11:05:00
Hüseyin abi dostum ben altta bu konuda 2-3 hatta 5 bin sonra 10 bin fotocuya ulaşsak demiştim...şimdi bazen gözlemlere çok meraklı olarak şunu yazmak istiyorum...ne kadar çok gözleme çıkarsak boyunda dürbün elde makina avcılar bizden çekinti yapıp geri dönüyor...ben gözleme gitmişim yazıyorum deniyorki hadi canım bu da gözlem mi,daha geçen yazışmalarda denildi...bilinmelidirki ufacık beğenilmeyen bir gözlem o yörenin kontrolü adına çok önemlidir...arada bu tip çekişmelerle uğraşılacağına bol bol gözleme gidip (tabi fırsat oldukça) etrafın sahipsiz olmadığını göstermek,gerekirse kolluk kuvvetlerini arayacak bir kişinin oralarda gezdiğini gösterebilmek en önemli vurgudur,bu düşüncelerimin haklı olacağına adım gibi eminim,sitede fotoğrafı zaten ustalarım çekiyor ama işin çok daha geniş vizyondan bakılması gerektiğini düşünüyorum... Her dostumun misyonu ayrıdır ama gelin ortak noktamız olan çevreye katkımız çoğalsın sadece foto çekmek için bu işleri yapmayalım...artık bizde ufak bir kolluk kuvveti olduk sanırım...Sevgi ve saygılarımla...
HüseyinMeşe
HüseyinMeşe     |     13.12.2010 23:08:00
Öldürme gibi ilkel bir dürtünün AVCILIK (!) adı altında olumlandığı ve onay aldığı toplumlarda kimi bireylerin, av ortamında olmasa bile fırsat bulduğu her durum ve koşulda bu ilkel refleksine yenik düşmesi kaçınılmazdır. Ben bu karede böyle bir refleks ihtimalini güçlü buluyorum. İçinde bulunduğumuz çağda avcılık eyleminin hiçbir haklı gerekçesi kalmamıştır. Ancak bu aktiviteye karşı yapılabilecek her antipropaganda karşısında bu işten nemalanan çok büyük bir kitle ve lobi bulacaktır. Bunlarla mücadele etmenin yolu salt bu eylemin sonlandırılması ya da yasaklanması yoluyla değil de , avcılık eyleminin örneğin doğa fotoğrafçılığı ve benzeri eylemlerle yer değiştirmesi üzerine odaklanılmalıdır kanımca. Bu yolla avcılığı doğaya çıkmanın bir bahanesi gibi düşünenlere, bunun başka yöntemleri olduğu konusunda bilgilendrmek dışında, antipropagandadan olumsuz etkilenecek ve bize tavır alacak kimi çevreleri de yanımıza çekmek gibi bir şansımız olabilecektir. En önemlisi içinde bulunduğumuz ortamda kendi kitlemize sahip çıkmak ve sayımızı olabildiğince artırmak elzem diye düşünüyorum. Avcıları av sahasında mahçup eden en önemli eylemlerden biri, onların yakın çevresinde ve aynı ortam içerisinde kendilerinin öldürmeye çalıştığı canlıları resmetmeye uğraşanlardır. Sayımız ne kadar çok artar ve onlarla aynı ortamı ne kadar çok paylaşırsak bu dönüşüm daha çok hızlanacaktır. Herkese avsız yarınlar diliyorum... Saygılar.
canerq
canerq     |     13.12.2010 20:55:00
Merhabalar hüseyin hocam; Gerçekten bunu yapan bir kişi insan olamaz...Yol kenarında duran çaresiz bir hayvan hangi mantıkla ezilerbilir...Dediğinize göre emniyet şeridindeymiş hemde...Yazık çok yazık...Bu arada zafer hocama katılıyorum...Keşke fotoğraf çekmeyi bir kenara bırakıp öncelikle onla ilgilenseydiniz...Gerçi sizde haklısınız nerden aklınıza gelebilir ki belkide zevk almak için birinin çaresiz bir hayvanı ezeceği... Saygı ve selamlarımla.
wolfkenan
wolfkenan     |     13.12.2010 19:32:00
geçenlerde av günü olmadığı birgün avcıları bizim arazinin oralarda avlanırken ihbar etmiştik ailecek arazimizdeydik ve hem yunuslar ta ovanın orda hem trafik polisi hemde polis ekibi gelip dört çevirmişlerdi etraflarını...yakalanmamış olsalar bile o korku yeterdi ama dün bu kez ava yasak olmayan bu çevrede karında yağmasıyla 10 ayrı yerden kuşlara durmadan ateş ediliyordu...Avcıların bu tip kuşlara ateş etmemesi gerektiğini nasıl anlatmak gerek...bence özellikle büyük tv lerde reklam olarak anonslar verilse, insanlar eğitilse,şu şu kuşlar av kuşu değildir çevreye şu faydası vardır dense çok daha başarılı olur kanaatindeyim...
gutesmienchen
gutesmienchen     |     13.12.2010 18:47:00
Hirsini böyle masum canlilardan cikaranlar icin ne denir bilemiyorum:( Bu arada Ömer beye de bir yanit vermek istiyorum,üzülerek,artik avcilar basi bos,ne isterlerse yapabilirler,zira dün onca yere yaptigimiz kacak avci ihbarina kimse yanit vermedi,jandarmayi aradik,bu ise biz bakmiyoruz dediler,polisi aradik isimiz basimizdan askin bu ise belediye bakiyor dediler,belediyeyi aradik,jandarmaya polise haber verinbizle kacak avci ne alaka dediler....Sonucta kacak avci kazandi,biz sikayetlerimiz ve üzüntümüzle kaldik.(Dün av günüydü biliyoruz da,ama avlandiklari alan yasak alandi)Bize buranin yasak bölge oldugunu bilmiyorum diyen kisi ise bölgenin yabancisi degil aksine yerlisiydi..Yorumu sizlere birakiyorum,sevgilerimle...
wolfkenan
wolfkenan     |     13.12.2010 18:00:00
hocam bu kuşun hali bize daha da çok çoğalarak tüm yurdu değil 2000 5bin 10 bin fotoğrafçıyla kolaçan etmek gereğini gösteriyor,saygılarımla...
atmaca54
atmaca54     |     13.12.2010 17:09:00
Bugün defalarca baktım ama ne yazikki bir anlam cikartamidim,çok kötü bir olay çok çok :(((( Bunu yapan biri nasıl bir vicdana sahip anlamadım halen...
ömer
ömer     |     13.12.2010 16:38:00
Bence bizdeki sorun yasadan çok uygulanmama sorunu , avcılıkla ilgili kanunlar da yeterli gibi ama kontrol ve uygulama olmayınca kıymeti kalmıyor.
diskuso
diskuso     |     13.12.2010 14:14:00
bir de iyi haber... http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/16519720.asp?gid=373 Avrupa Birliği (AB) kriterleri çerçevesinde hazırlanan yeni Karayolları Trafik Kanunu, sadece sürücü ve yayalarla ilgili değil, hayvanları da kapsayan düzenlemeler getiriyor. Mevcut yasaya göre, bir hayvana çarpan ve ona zarar veren sürücüye hayvan başına 369 TL idari para cezası uygulanıyor. Yeni teklif sürücünün çarptığı hayvanın tedavi giderlerini trafik sigortasından karşılayabilmesini içeriyor. Buna göre kaza sonucu yaralanan sokak köpeği, inek ya da ayağı kırılan atın veteriner masrafları kasko veya trafik sigortası tarafından karşılanacak. Çevre ve Orman Bakanlığı'nın daha önce çıkardığı 5199 sayılı kanunun 21. maddesinde, "Bir hayvana çarpan ve ona zarar veren sürücü, onu en yakın veteriner hekim ya da tedavi ünitesine götürmek veya götürülmesini sağlamak zorundadır." hükmü yer alıyor. Kanuna aykırı davrananlara da hayvan başına 369 TL idari para cezası uygulanıyor. Yeni teklif ise sürücünün çarptığı hayvanın tedavi giderlerini trafik sigortasından karşılayabilmesini içeriyor. Tasarı hayata geçerse kaza sonucu yaralanan sokak köpeği, inek veya ayağı kırılan atın tedavi masrafları, zorunlu trafik sigortasıyla garanti altına alınmış olacak. Bu düzenlemeyle sürücülerin çarptıkları sokak hayvanlarını öylece kaza mahalline bırakıp gitmesi yerine, insani görevlerini yerine getirerek yaralı hayvanı en yakın veteriner hekim ya da tedavi ünitesine ulaştırması hedefleniyor. Çevre ve Orman Bakanlığı yetkililerine göre hayvan kazalarının en aza indirilmesi için ehliyet kurslarında, Hayvanları Koruma Kanunu'ndan ve ilgili ceza maddelerinden bahsedilmesi gerekiyor. Bu eğitimlerin düzenlenmesinde bakanlığa bağlı Doğa Koruma Milli Parklar Genel Müdürlüğü ya da il çevre ve orman müdürlüklerinden teknik yardım alınabiliyor. Yetkililer ayrıca sokak hayvanlarının karıştığı kazaları önlemede, belediyeler tarafından kısırlaştırılıp tekrar alındığı ortama bırakılan hayvanın, gerek yerel hayvan koruma görevlileri gerekse halk tarafından da sahiplenilmesi gerektiğine işaret ediyor.
atmaca54
atmaca54     |     12.12.2010 23:25:00
Dünya üzerinde şu anda yüzbinlerce kuş tarım ilaçlarının getirmiş olduğu zeğirlerin etkisinde kalarak ölmekte. O yetmiyormuş gibi bilincsiz avcılar tarafından avlanan kuşlarda,avcılar tarafından öldürülmekte. Oda yetmiyormuş gibi böyle üzücü ve duyarsız vatandaşlarımızın yapmış olduğu hareketler sonucunda kaybediyoruz. Bunu yapan şahıslar acaba yol kenarında bir kundakta bulunan bir bebeğede aynısınımı yaparlar diye kendime soruyorum. Ama şunu belirtmek isterimki ne yazıkki bunu kuş olarak görüp ve üzerinden geçen şahıslar ne yazıkki bir bebeğinde ölümüne sebep olabilirler çok yazık çok:((
HüseyinMeşe
HüseyinMeşe     |     12.12.2010 23:02:00
Yolun kenarında, emniyet şeridinde duran bir kuştan bahsediyorum Zafer hocam. Kurtarılmaya ihtiyacı olup olmadığını daha henüz bilmiyorken bu olaylar gelişti. Yoldan geçen tilkinin , yılanın üzerine bile bile aracını süren cani ruhlu birçok insan görmüşlüğüm var. Böyle söylemekle kötü dua etmiş olmuyorum. Saygılar...
wolfkenan
wolfkenan     |     12.12.2010 01:17:00
Doktorum yeni köpeğimizi kaybetmiş biri olarak yazında 5 yeşilbaşı kaybettiğimiz bu trafik canavarında zevk için ezenleri şiddetle kınıyorum... aynı insan gibi onlarında hisi sevgisi var yazık,sevildiğini anlayınca ne kadar mutlu olurlar,hele böyle nadir kuşları bu hale getirmek çok üzücü... selamlar Hüseyin abi saygılarımla...
piyongo
piyongo     |     11.12.2010 22:45:00
....
birgök
birgök     |     11.12.2010 21:28:00
Yazık olmuş,çokyazık...
HüseyinMeşe
HüseyinMeşe     |     11.12.2010 21:27:00
Kuş otomobilin seyrettiği şeritte bulunmuyordu. Emniyet şeridi dediğimiz yerde, oldukça kenarda idi.
diskuso
diskuso     |     11.12.2010 21:14:00
Hasan Hüseyin'in bal eyledik şiiri vardır, şöyle der ... Hor baktık mı karıncaya Kırdık mı kanadını serçenin Vurduk mu karacanın yavrusunu Ya nasıl kıyarız insana Sen olmazsan öldürmek ne ... hakketen bu memlekette yaşamak gittikçe güç hale geliyor, hem insanlar için hem de diğer canlılar için. yaya halde karşıdan karşıya geçmek bile mesele, bırak yol vermeyi adam üstüne üstüne sürüyor. Siir 70'lerde yazılmış, karıncaya, serçeye, karacaya kıyamazsın diyor... şimdilerde onların hiçbir hükmü kalmadı. daha geçen sene bir karacanın kafası gövdesinden ayrılmış şekilde Kızılcahamam ormanlarında yatıyordu. İtiraf etmeliyim ki memlekete ve içinde yaşayan insanlara inancım gittikçe azalıyor. Trakus gibi gönüllü oluşumlarla toplanan bir avuç insan bu sönmekte olan ateş içinde bir umut. acıyı bal eyledik sıratı yol eyledik geldik bugüne ekilir ekin geliriz ezilir un geliriz bir gider bin geliriz beni vurmak kurtuluş mu körolasın demiyorum kör olma da gör beni son söz Hasan Hüseyin ustanın dediği gibi o zavallı kuşa bilerek çarpıp kaçan mahlukatın körolmasını dilemiyorum, kör olmasın da o kuşunun ızdırabını hiç olmazsa bir şekilde görmesini isterim doğrusu...
volkanpek
volkanpek     |     11.12.2010 20:07:00
insanlıktan nasibini alamayan okadar çok hasta ruhlu insan varki Hüseyin hocam..akıbetine üzüldüm..
hasanturer
hasanturer     |     11.12.2010 19:48:00
söylecek birşey bulmak zor böyle yoldaki canlıları kasden ezmekten zevk alan insanlar! da var ne yazıkki üzücü bir durum gerçekten selamlar
HüseyinMeşe
HüseyinMeşe     |     11.12.2010 19:20:00
İlk cümle "Karaçaylaklar" diye başlayacaktı, sinirimden yanlış yazdım...
Yeni Türler, Belgeli Tür Adedi : 513  
Copyright TRAKUS © 2008 - 2026 Türkiye'nin Anonim Kuşları: Sponsor ESİT

Web Tasarım & Geliştirme: Longplay Dijital Ajans

v1.195 - 30.09.2026 14:10