yakında bolu da kızılcahamam' a gönüşecek gibi görünüyor, çünkü orda da yasaklar başlamış, açıkta tavuk leşi bulundurmaya ceza varmış... Zafer hocamla bu konuyu defalarca tartıştık konuştuk. yırtıcı olsun veya olmasın besinle üreme doğru orantılı, ne kadar çok besin o kadar fazla birey... ispanya ve bulgaristan'da karaakbabaların çoğalmasının/çoğaltılmasının arkasında besin yatıyor. bulgaristan'da bir kaç çiften kızıl akbabalar yüzlü sayılara ulaştırılmış, aynı şekilde ispanya (karaakbaba da avrupanın en büyük popülasyonu bulunuyor) da karaakbabalar besinle çoğaltılmış.
kızılcahamam da TRT belgeseliyle başlayan süreç onların üremeleri için uygun ortamlar oluşmasına yol açmış (yaşlı kuru ağaçların kesilmesi yasaklanmış) ama daha önce açığa atılan hayvan kesim artıkları gömülmeye başlamış. bildiğniz gibi kızılcahamam et bakımından ankarayı besleyen konumunda bir ilçe. böyle bir kaynak kesintiye uğrarsa, yani besin azalırsa hayvanların başka alanlara yönelmesi kaçınılmaz gibi görünmektedir.
besine kıyasla ikincil derecedeki piknikçi, kuş gözlem ve fotoğrafçıları da kızılcahamam'da karaakbabaları tedirgin eden etmenler... piknikçiler maaile kızılcahamam burçlarında piknik yapmaya başladılar, sakin olsun bizim olsun zihniyetiyle... kuş gözlemcileri ve fotoğafçıları ise yuva yakınlarında çok sayıda fotoğraf çekiyorlar/gözlem yapıyorlar...
bilenler bilir, örneğin bolu da ne kadar iyi kamuflaj yaparsan yap bu hayvanlar sizi fark ediyor, ister ağaçların içine yakan ister o ağaç içinde kamuflaja örtün, fark ediyorlar...